User Overview

Followers and Following

Followers
Following
Trendsmap

History

Total Followers - Last Year
Daily Follower Change - Last Year
Daily Tweets - Last Year

Tweet Stats

Analysed 4,335 tweets, tweets from the last 329 weeks.
Tweets Day of Week (+0:00h)
Tweets Hour of Day (+0:00h)
Key:
Tweets
Retweets
Quotes
Replies
Tweets Day and Hour Heatmap (+0:00h)

Tweets

Last 50 tweets from @dbdevletbahceli
Ayrımız gayrımız yoktur, uzağımız yakınımız yoktur, iki devlet tek milletiz, aynı damarda akan kan, aynı tende atan canız. Biriz, beraberiz, Türkiye ile Azerbaycan’ız. Ve hep birlikte büyük Türk milletiyiz.
 
Söz konusu birleşme sonucunda tek ses, tek nefes, tek yürek halinde zalime ve düşmana karşı mücadele edilecektir. Böylelikle Azerbaycan’ın haklı, hukuki, meşru ve beka mücadelesi daha da güç ve derinlik kazanacaktır.
 
Bu gelişmeler karşısında, Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’ne katılması şarttır, tarihi zorunluluktur, çok acil bir ihtiyaçtır, deyim yerindeyse hayat memat konusudur.
 
Unutulmasın ki, Dağlık Karabağ Türk’tür, Azerbaycan Türklüğün öz yurdu, vazgeçilmez hakkıdır. Bu hakkın, hak sahibiyle buluşması can pahasına da olsa sağlanmalıdır. Katil ve terör devleti olan Ermenistan’ı nefretle lanetliyorum. Yılanın başının mutlaka ezileceğine inanıyorum.
 
Güney Kafkasya’da barış ve istikrarın yegane muhalifi Ermenistan’dır. Artık uluslararası toplum sivillere yönelik kanlı ve aşağılık saldırılara duyarsız kalmamalıdır. Bu vesileyle şehit olan soydaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı soydaşlarımıza da şifalar diyorum.
 
Ermeni çeteleri Azerbaycan karşısında sıkıştıkça, çatışma alanlarını sivil yerleşim yerlerine genişletmektedir. Katliamcı Ermeni zihniyeti geçmişte ne yapmışsa bugün de aynısını hunhar şekilde tekrarlamaktadır. Ermenistan zalimdir, canidir, döktüğü kanda boğulmalıdır.
 
Ayrıca Dağlık Karabağ’daki Fuzuli, Ağdam ve Terter yerleşim alanları da Ermenistan tarafından topçu ve roket atışlarıyla bombalanmıştır.
 
Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın en büyük kentlerinden birisi olan Gence’ye alçakça saldırı düzenlemesi, sivil ve masum soydaşlarımızı hedef alması insanlık suçu, uluslararası hukukun açıkça ihlal ve inkarıdır. Ermenistan devleti bir kez daha zulüm saçan yüzünü göstermiştir.
 
Son olarak sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet vakalarını şiddetle lanetliyorum. Şifa dağıtan kardeşlerimize saldıran her kim olursa olsun en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Konuyla ilgili üzerimize düşen ne olursa olsun yapacağımızın teminatını veriyorum.
 
Dilerim ki, bütün öğrencilerimiz kısa süre içinde sınıflarına ve öğretmenlerine kavuşur. Kontrollü yüzyüze eğitim sürecinde okul yöneticilerimizin, öğretmenlerimizin, elbette sevgili çocuklarımızın büyük bir hassasiyet ve dikkat göstermeleri de yegâne temennimdir.
 
Üstün bir gayret gösteren Milli Eğitim Bakanımızı ve mesai arkadaşlarını hassaten kutluyor, başarılar diliyorum.
 
KOVİD-19 nedeniyle yüzyüze eğitime ara verilmişti. Alınan tedbirlerle anasınıfı ve ilkokul birinci sınıflar için okul kapıları açıldı.Yeni eğitim ve öğretim dönemi de uzaktan eğitim yoluyla 31 Ağustos’ta başladı.Evlatlarımıza, ailelerine ve öğretmenlerimize hayırlı olsun diyorum.
 
TTB’ne yönelik eleştirilerime Kılıçdaroğlu’nun cevap vermesi gayet doğaldır. Zira kaynakları aynıdır. KOVİD-19’la mücadele edenlerle ilgili en küçük sözüm yokken var demek müfterilik ve utanmazlıktır! Kılıçdaroğlu keşke bir yalan makinesine bağlanıp bu konuşmasını yapsaydı!
 
Kılıçdaroğlu, bugün TTB’yi ziyarete gitmiş. Yalan ve dedikoduyla perçinlenmiş çarpık açıklamalarını kamuoyuyla paylaşmış. Hezeyana kapılarak demiş ki: "Kovid-19'la mücadele edenler, hayatını bu işe vakfedenler terörist oluyor. Hayatımda duyduğum en saçma söz.”
 
Virüsle mücadeleyi köstekleyen CHP Genel Başkanı bu söylediklerimi anlayamaz. Anlasa bile anlatamaz. Onun salgınla mücadele önerileri kara mizahtır. Kahvehanelerde oyun oynanmasını isterken, her oyunun başında yeni kâğıt destesi kullanılmasını istemesi buna yeni bir örnektir.
 
İnsanlarımızı telaşlandırmak, ortada bir şey yokken felaket çığırtkanlığı yapmak, kusursuz fırtına kapıda diyerek dehşet tablosu çizmek ahlaki olmadığı gibi milli ve vicdani bir tavır da değildir. Bilim insanları umut verir, ufuk çizer, haysiyet ve şefkatle muamele eder.
 
Doktorlarımızın, hemşirelerimizin, diğer sağlık çalışanlarımızın insanüstü fedakârlıkları dünyevi hiçbir kıymetle mukayese edilemeyecektir. Hepsine teşekkür ediyorum. Ancak dar bir kadronun mesleki örgütlenmelerini Türkiye’nin aleyhine kullanmalarını da kınıyorum.
 
Allah verdiği her derdin dermanını da vermiştir. İnancımız budur. Sabır, tedbir, tevekkülle musibeti defedeceğiz, şifayı fethedeceğiz. Bilim Kurulumuzun tavsiyelerine uymalıyız, Sağlık Bakanlığımızın çağrılarına kulak vermeliyiz. Çünkü tedbir virüsten daha güçlüdür.
 
Medeniyet müktesebatımız, tarihi mirasımız, irade ve iman mihrakımız her türlü zorluğun yenilmesinde, her engelin aşılmasında bizlere ilham vermektedir. Ayrık otlarını kurutarak, karamsarlık aşılayanları dışlayarak, hastalığı tedavi ederek başaracağımızdan şüphe duymuyorum.
 
Hayatın normal kalıplarına sığmayan, fikri akışla bağdaşmayan, sahip olunan insani tecrübelerle izah edilemeyen bir dönemden geçiyoruz. Şayet bugünkü salgın ortamını birlik ve beraberlikle, dayanışma ve güven içinde göğüslemeye devam edersek kazanan Türkiye olacaktır.
 
KOVİD-19 salgını insanlığı ya dibi uçurum olan bir güzergâha ya da krizi fırsata çevirip ağır sorunları çözmesine destek verecek bir istikamete doğru sürüklemektedir. Artık başka seçenek görülmemektedir. Üstelik bu sürüklenme hali risk, tehlike ve belirsizliklerle doludur.
 
Virüsle mücadeleye hesapsız ve art niyetsiz devam eden vatansever bilim insanlarımızdan oluşacak bir müteşebbis heyet kurulmalı, rezaletin, hıyanetin ve Türkiye husumetinin kara sayfası kapatılmalıdır. Artık Türk Tabipler Birliği’ne sabır ve tahammül gösterilmesi imkânsızdır.
 
Çağrım şudur: Türk Tabipler Birliği, bugünkü hassas dönemde, insan ve toplum sağlığı hakkında asılsız şaibe ve şüpheleri körüklemektedir. Bu nedenle sadece adında Türk bulunan Tabipler Birliği derhal ve gecikmeksizin kapatılmalıdır. Yöneticileriyle ilgili adli işlem yapılmalıdır.
 
Siyah kurdele takan-takmayan ayırımı hastanelerde vasat bulursa muhtemel gelişmeler hakkında bir fikri olan var mıdır? Türk Tabipler Birliği Korona kadar tehlikelidir,tehdit saçmaktadır. Üstelik, hükümete yönelik “Yönetemiyorsunuz, ölüyor,tükeniyoruz” eylemi haince bir tertiptir.
 
Siyah kurdele takınca ne olacak? KOVİD-19 hastalığından tedavi gören insanlarımıza ne diyecekler? Bu kapsamda vefat eden kardeşlerimizin ailelerine ne anlatacaklar? Birlikten ziyade illete dönen tabipliğin yüz karaları nereye ulaşmayı hedefliyorlar?
 
Türk Tabipler Birliği isimli ihanet oluşumu sözde artan vakalara, hayatını kaybeden insanlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza dikkat çekmek maksadıyla tüm sağlık kurumlarında siyah kurdele takacakmış! Bu teşebbüs zehirli ve zillet bir komplodur.
 
Ülkemizin yeni tip Koronavirüs salgınıyla mücadelesini kösteklemek isteyen, vatandaşlarımızla birlikte sağlık çalışanlarımızı telaş ve paniğe sürüklemek amacı taşıyan kötü niyetli bir kampanya devamlı mesafe almaktadır. Bunu görüyoruz, karanlık emel sahiplerini biliyoruz.
 
Akif’in dediği gibi, “Yeis haramdır, yeis küfürdür.” Önce tedbir, sonra da tevekkül diyelim. Kendi aklımızı kullanacak cesareti gösterip duanın gücüyle birbirimize kenetlenelim. Emin olunuz, başaracağız, bu Korona günlerini geride bırakacağız.
 
Her ne kadar virüse karşı CHP Genel Başkanı’nın dile getirdiği gibi parlak bir görüşümüz(!) yoksa da, maske-mesafe ve temizlik kurallarına harfiyen uymak önceliğimiz olmalıdır. Bu gecenin sonunda güzel bir günün bizi beklediğine inanalım, itimat edelim.
 
Her gün şehit verdiğimiz şu günlerde, devletimizin mücadele kararlılığını sorgulamak Türkiye düşmanlarını sevindirecektir. Bu vesileyle vatan ve millet için toprağa düşen aziz şehitlerimize, KOVİD-19’dan dolayı hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
 
Ayrıca görevlerini üstün bir vatan sevgisiyle yapan polislerimize ve diğer bütün güvenlik güçlerimize hakarete yeltenenler de virüs kadar tehlikelidir. Hiç kimsenin zor şartlar altında vazife yapan kahramanlarımızı suçlamaya ve saldırmaya hakkı yoktur.
 
Virüse teslim olmayacağız. Devletimiz ve hükümetimiz meseleyi çoktan kavrayarak musibeti bertaraf etmek amacıyla seferberlik ruhuyla çabalamaktadır. Buna saygı duyup destek vermek varken kötümserlik aşılamak iyi niyetli ve dürüst bir tavır değildir.
 
Sağlık Bakanımız muazzam bir dirayetle çalışıyor. Doktorlarımız, hemşirelerimiz, diğer tüm sağlık personelimiz fedakarlıkla görevlerini ifa ediyorlar. Onlara ne kadar şükran duysak azdır. Her şeyin en iyisine layık oldukları tartışma götürmez bir gerçektir.
 
Türkiye’nin KOVİD-19’a yenilmesini, devlet ve toplum hayatının felç olmasını şifreli sözlerle temenni edenlerin alçak bir heves içinde oldukları aşikardır. Sağlık çalışanlarımızın azmini kırmak için kollarını sıvayanlar tedavisi imkansız ahlaksızlık hastalığına yakalanmışlardır.
 
Virüsü bilmezler, tıptan anlamazlar. Alakasız oldukları her konuda bilirkişiliğe kalkışırlar. Tek yaptıkları insanlarımızın moral seviyelerini aşağı çekmek, öldük, bittik, tükendik fitnesini rüzgar gibi estirmektir. Milletimiz bu kifayetsiz muhterislerden bıkmış usanmıştır.
 
Şu yarım aydınlara bakınız! Her konunun uzmanı kesilen cahil uzmanlara lütfen dikkat ediniz. Bunlar ki, virüs allamesi kesilmişler, televizyon ekranlarında adeta dedikodu borsası kurmuşlar! Gece gündüz Türkiye’nin KOVİD-19’la mücadelesini karalıyorlar. Ayıptır, yazıktır!
 
Ülkemizde Korona virüse karşı olağanüstü bir mücadele sergilenmektedir. Bu yalın gerçeği inkar edip açıklanan rakamları yalanyanlar ne biliyorsa açıklamak durumundadır. Vatandaşlarımızın aklını karıştırmak, güvensizliği kamçılamak, şüpheleri kabartmak utanmazlığın daniskasıdır.
 
Eğlence merkezlerinde, gece kulüplerinde, düğünlerde, toplu taşıma vasıtalarında maske takmadan mesafe koymadan sorumsuzca hareket edenlerin virüsün bulaşmasına destek oldukları, insan ve toplum sağlığına kast etmeleri feci bir vebaldir. Nefes alma hakkını gasp edenler suçludur.
 
Maskesi kolunda gezen, sosyal mesafeyi askıya alan, temizlik şartlarını ihlal edenler başkalarının yaşama hakkını riske attıklarını görmek mecburiyetindedir. Tavsiye edilen kurallara bilerek ve kasten uymadan toplum hayatına karışanlar insan sağlığını hiçe sayan vicdansızlardır.
 
Karamsarlığa gerek yoktur. Bir kaşık suda fırtına koparmaya lüzum yoktur. Elbette hastalığı ciddiye almak lazımdır, ancak salgına dikkat ettiğimiz kadar kötümserliğin salgınına karşı da uyanık olmak zorundayız. Yeter ki kurallara uyalım, yeter ki duyarlı olalım.
 
Dünya büyük bir felaketin yükünü kaldırmaya çalışıyor. Salgının önünü kesmek, virüsün bulaşıcılığını önlemek, hastalığı kalıcı ve köklü tedavi etmek için yoğun emek ve mesai sarfediliyor. İnanıyorum ki beklenen günler gelecek, şifa insanlıkla buluşacaktır.
 
İnsanlığa musallat olan yeni tip Koronavirüs salgını sınır tanımıyor, hiçbir ülkeyi takmıyor, herhangi bir engele de takılmıyor. Yayıldıkça yayılıyor, ihmal ve tedbirsizliklerden etap etap istifade ederek insan bedenine tutunuyor, sonra da ağır sonuçlara neden oluyor.
 
Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun.
 
Söğüt’ten çıkıp, Anadolu Türk birliğini tesis eden, oradan büyük bir cihan devleti kuran muhterem ceddimiz Ertuğrul Gazi’yi, Osman Gazi’yi, kahraman ecdadımızı ve devletimizin kurucusu aziz Atatürk’ü minnetle, hürmetle ve rahmetle yad ediyorum.
 
Büyük ceddimiz Ertuğrul, Gazi’dir, evladı Gazi’dir, Mustafa Kemal, Gazi’dir, Türk milleti Gazi bir millettir. Gazilerimize ne yapsak yetersizdir. Onlar bize emanettir, bu kapsamda emanet zayi edilmeyecektir.
 
TBMM’nin 1 Ekim’de açılmasıyla birlikte üzerimize düşen sorumluluk tam ve eksiksiz yerine getirilecek, gazilerimize gecikmiş vefa borcumuz bihakkın ödenecektir. Gazi ve şehitlerimizin eşsiz mücadeleleriyle yazılan tarihimiz, onlara vereceğimiz destekle geleceğe uzanacaktır.
 
Ayrıca terörle mücadele esnasında yaralanmalarına rağmen vazife malulü ve gazi sayılmayan, haklarını alamadıkları için mağduriyetler yaşayan kardeşlerimizin gittikçe derinleşen sorunlarının partiler üstü bir kavrayışla ele alınıp çözüme kavuşturulması acilen sağlanmalıdır.
 
Tarih şuuruna müstesna katkılar veren, geçmişimize objektif ayna tutan, beğeni ve ilgiyle izlenen Diriliş Ertuğrul dizisi gerçekten takdire şayandır. Bu diziye emek veren, yapımında payı olan, muazzam bir oyunculuk sahneleyen her kardeşime teşekkür ve tebriklerimi iletiyorum.
 
Elbette dün içimize nifak saçmaya çalışan tekfur kalıntılarına, Türk’ü yok etmeye kararlı hunhar emellere nasıl direnç gösterilmişse, bugün de bu büyük milletin iradesinin yeniden şahlanarak hak edenlere Osmanlı’nın şamarını indireceği mutlaktır, muhakkaktır.
 
Türk ve İslam husumetini rehber yapan muhasım ülkelere, iç ve dış işbirlikçilerine Ertuğrul Ocağı’nın duruşuyla, sağlam mesajıyla, sarsılmaz dirayetiyle, ceddimizin irfanıyla ve taviz vermez millet iradesiyle mukabele, ihtiyaç hasıl olursa da cesaretle müdahale edilecektir.
 
 
Register for Trendsmap Access
Login via Twitter to start your free trial now

Don't have a Twitter account? You can also register via Facebook

* Analytics, alert and visualisation tools require additional authorisation
Existing users can login

Our trial allows access to only the 8 hour timeframe for this page.

A Trendsmap Plus subscription provides full access to all available timeframes

Signup Now